DOLAR 16,6710 0.15%
EURO 17,3771 -0.15%
ALTIN 968,89-0,40
BITCOIN 317600-4,48%
Muğla
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Marmaris’te 3’üncü gün; alevler 5 noktada ilerliyor

Marmaris’te 3’üncü gün; alevler 5 noktada ilerliyor

ABONE OL
23 Haziran 2022 12:11
Marmaris’te 3’üncü gün; alevler 5 noktada ilerliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Muğla  Marmaris ‘de çıkan ve 400 hektarı aşkın alanda etkili olan orman yangını, 3’üncü günde, 5 ayrı noktada ilerliyor. Alevlere 27 helikopter ve 14 uçakla havadan; 253 arazöz, 26 su tankeri, 2 bin 604 orman işçisi ve çeşitli kamu kuruluşlarına ait 598 araçla da karadan müdahale ediliyor.

Hisarönü Mahallesi’nin Bördübet mevkisinde Küfre Koyu’ndaki kızılçam ağaçlarıyla kaplı ormanda, 21 Haziran günü saat 20.02’de yangın çıktı. Çubucak, Okluk Koyu ve Hisarönü Körfezi olmak üzere 3 noktada etkili olan yangına ilk etapta 1 helikopter, 4 arazöz, 7 dozer ve 160 orman işçisiyle müdahale edildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri, alevlere müdahale ederken İzmir, Antalya, Burdur ve Denizli’den çok sayıda arazöz ve takviye ekip de bölgeye sevk edildi. Takviye olarak gönderilen 1 helikopter, 140 arazöz, 6 dozer, 416 orman işçisiyle alevlere daha etkin müdahalede bulunuldu. Alevlerin yaklaştığı Bördübet ve Değirmenyanı bölgesinde 31 ev, görevlilerin uyarısıyla boşaltıldı. Havanın kararmasıyla alevlere gece boyunca karadan müdahale edildi. Bölgeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, havadan yanan alanları inceleyip, Değirmenyanı Koordinasyon Merkezi’nde de söndürme çalışmalarıyla ilgili Muğla Orman Bölge Müdürü Yasin Yaprak’tan brifing aldı.

Söndürme çalışmalarında 2’nci gün; 20 helikopter ve 14 uçak ile 688’i Orman Genel Müdürlüğü personeli olmak üzere toplam 1494 personel; 172 arazöz dahil toplam 363 araç, Orman Genel Müdürlüğü’ne ait 17 dozer dahil 39 iş makinesiyle devam etti. Bakanı Vahit Kirişci, gün içinde yangının büyük oranda kontrol altına alındığını açıkladı. Alevlerin yaklaştığı Hisarönü Mahallesi Değirmenyanı mevkisinde, Ahmediye Sokak’taki 20 kadar ev de olası tehlikeye karşı boşaltıldı. Yerleşim yerindeki 68 kişi ile 13 büyükbaş, 16 küçükbaş, 10 tavuk ve araçlar, bölgeden uzaklaştırıldı. Alevlerle mücadele, gece boyunca da devam etti.

’52 HANEDEN 152 VATANDAŞIMIZI TAHLİYE ETTİK’

Tarım ve Orman Bakanı Kirişci, dün gece, Orman Genel Müdürlüğü mobil izlemenin bulunduğu Küfre Koyu’nda yaptığı açıklamada son durumla ilgili bilgi verip, “An itibarıyla yangının kontrol altına alındığını ifade ettim ve şu eklemeyi yaptım. Önümüzdeki saatlerde hava sıcaklığı ve rüzgarın hızına bağlı olduğunu söylemiştik. 1-2 lokasyonda tam da dediğimiz gibi hava sıcaklığı arttı ve rüzgarın hızı 60 kilometreye çıktı. Hava araçları ve yer araçları her iki noktada değerlendirmelerimizi yaptık. Rüzgar olumsuz etkiledi, tedbirler alındı, müdahale sürüyor. Geçtiğimiz yıl ülke olarak edindiğimiz çok önemli bir tecrübe var. 1945’ten bu yana en büyük orman yangını olmuştu. O tecrübeyi de arkamıza alarak ciddi bir çalışma yürütüldü. Geçtiğimiz sene 3 tane uçağımız vardı bu yıl 20. Yer aletleri çok çok önemli. Bir anlamda kara kuvvetleri çok önemli. Bugün itibarıyla helikopter ve uçak sayımız 41’e çıktı. 52 haneden 152 vatandaşımızı yerleşim yerlerinden tahliye etmek zorunda kaldık. Tamamen emniyet amaçlı. Alınması gereken tüm önlemler alındı” diye konuştu.

ALEVLERLE MÜCADELEDE 3’ÜNCÜ GÜN

Bölgede 3’üncü günde 400 hektarı aşkın alanda etkili olan yangın, Değirmenyanı, Bördübet, Amazon Yedi Adalar, Okluk Koyu ve Çubucak mevkilerine ilerledi. 5 noktada etkili olan alevlere günün ilk ışıklarıyla 27 helikopter ve 14 uçakla havadan müdahaleye tekrar başlandı. Karadan da 253 arazöz, 26 su tankeri, 2 bin 604 orman işçisi ve çeşitli kamu kuruluşlarına ait 598 araçla söndürme çalışmaları sürüyor. Bugün jandarmaya ait 7 helikopterin de söndürme çalışmalarında kullanıldığı belirtildi.

Orman Genel Müdürlüğü’nden bölgede rüzgarın saatte 23 kilometre hızla estiği, sıcaklığın ise 27 derece olduğu öğrenildi.

“55 helikopter, 20 uçağımız envanterimizde olacak”

Kirişci, sahada çalışan ekiplerin büyük bir özveriyle çalışmalarını yürüttüğünü söyledi.

Şu an bölgede rüzgarın hızını biraz kaybetmiş, hava sıcaklığının düşmüş, nemin de artmış olması nedeniyle iştahlı, anormal bir yangın hadisesi olmadığına işaret eden Kirişci, “Arzumuz, isteğimiz yarın kaldığımız yerden bu iki lokasyon olarak ifade edebileceğimiz noktadan bu yangınları yarın inşallah kontrol altına almak için belirli bir aşamayı geride bırakmış olacağız.” dedi.

Gece görüşlü hava araçlarının olmadığı yönündeki eleştirilere değinen Kirişci, dünyada gece görüşlü araçları yapıp pazarlayan ülke ve firma sayısının sınırlı olduğunu belirtti. Kirişci, şunları kaydetti:

“Biz 10 tane gece görüş özelliği de olan helikopterimizi 4 Temmuz itibarıyla inşallah envanterimize kaydetmiş olacağız. 4 Temmuz geldiğinde takdir ederseniz ki ihale sürecinde ’55 helikopter, 20 uçak hemen alın size verdik’ demiyorlar, bunlar peyderpey gerçekleşiyor. Şu anda 27 helikopterimiz, 2 tane Kara Kuvvetlerinden 5 tane de jandarmadan aldığımız için söylüyorum, 27 helikopterimiz, kiraladığımız, kendi helikopterlerimiz. Dolayısıyla bu 55’e tamamlanacak. Aynı şekilde uçaklarımız var, bunlar da 20’ye tamamlanacak. 10 helikopterde ise gece görüş özelliği olacak.”

Bakan Kirişci, tüm bunların 4 Temmuz’da kendi envanterlerine dahil olacağını bildirdi.

“51 hanede 151 kişinin tahliyesi yapıldı”

Bir gazetecinin yerleşim alanlarındaki tahliyelerle ilgili sorusuna ise Kirişci, “51 hanede 151 kişinin tahliyesi yapıldı. Bu tahliyeler insanlarımızın can ve mal emniyetlerini korumak için ihtiyatlı hareket etmek, tedbirli hareket etmek adına kardeşlerimizin evlerinden tahliyelerini sağladık. Bulundukları muhitlerde de gerek TOMA’larımız gerek arazözlerimiz onlar da şu anda olası bir yangının sıçraması halinde o evlere adeta orada birer izolasyon görevi görecek. İnşallah gerek kalmaz. Olacak olursa diye böyle bir tedbir alınmış oldu.” diye konuştu.

Yangının başlangıçta 200 hektarda etkili olduğunu, şu anda ise bu alanın biraz üzerine çıktığını dile getiren Kirişci, ancak geçen yıldaki gibi bir durumun söz konusu olmadığını vurguladı.

Söndürme çalışmalarında coğrafyadan kaynaklı zorluklar yaşandığını ifade eden Kirişci, esas etkenin ise hava sıcaklığının ve rüzgarın hızının artmış olması olduğunu kaydetti.

 Orman yangınlarına karşı hangi önlemler alınmalı? Küresel iklim krizi orman yangınlarının sıklığını artırıyor Yüksek hava sıcaklıklarının etkisiyle beraber orman yangınlarının artma ihtimalinin olduğunu belirten uzmanlar, alınması gereken tedbirlere dikkat çekiyor. Son yıllarda yaşanan iklim krizi ile birlikte sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın artması, sıcak dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşullar orman yangınlarının sıklığını ve maruz kalan bölgelerin sayısını artırdığını kaydeden uzmanlar, orman yangınlarına ilk müdahalenin önemini vurguluyor.  Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Çevre Sağlığı – Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Tuğçe Yılmaz Karan, orman yangınları ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.
 Orman yangınlarının pek çok sebebi varOrman yangınlarının çıkış nedenlerine değinen Karan, “Havadaki oksijen, sıcaklık ve yakıt olarak adlandırılan orman tabanında bulunan otsu ya da ince yanıcı materyallerin belli bir oranda bir araya gelerek yanma reaksiyonu vermesi ile başlamaktadır. Son yıllarda yaşanan iklim krizi ile birlikte sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın artması, sıcak dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşullar orman yangınlarının sıklığını ve maruz kalan bölgelerin sayısını da maalesef arttırmaktadır.” diye konuştu
.Orman yangınları çevre sorunlarına yol açıyorOrman yangınlarının doğal yaşama ve yaban hayvanlarına öldürücü etkide bulunduğu gibi, yaşam alanlarının tahrip olmasına ve göçlere de sebep olduğuna dikkat çeken Tuğçe Yılmaz Karan, şunları söyledi:“Orman yangınları sadece orman alanlarına zarar vermekle kalmayıp, orman ürünleri üretimini etkilemekte aynı zamanda erozyon, kütle kaybı, su kaynaklarının bozulması, hava kirliliği, çölleşme, sel, heyelan, çığ gibi felaketlere neden olarak ekolojik dengeyi etkilemektedir. Orman yangınları hava kalitesini olumsuz yönde etkileyerek atmosferde zehirli gazlar ve dumanların yayılmasına neden olurken bu yayılmanın sonucunda karbon salınımı artışına bağlı olarak küresel iklim sistemleri etkilenmektedir. Ormanlık alanların yakını ve çevresindeki yerleşim yerleri de yangından etkilenmekte ve bu durum insanların evlerini kaybetmesine, fiziksel ve ruhsal sağlıklarının etkilenmesine neden olmaktadır.
Patlamalar önemli riskler oluşturabilirOrman yangınlarında ormana yakın yerleşim alanlarının etkilenmesinin yanı sıra önemli olan bir alan da orman yakınlarında bulunan sanayi kuruluşları, elektrik santralleri (termik, nükleer vb) gibi riskli yerlerdir. Yanıcı ve patlayıcı maddeler içeren bu tür yerlerde yangının oluşturacağı etkilere ek olarak patlamalar ve buralardaki kimyasal maddelerin çevreye yayılması söz konusu olabilecektir. Patlama nedeniyle insan ve çevre üzerinde oluşacak zarar, ayrıca her bir kimyasal veya radyoaktif maddenin kendi oluşturacağı sağlık etkileri yangının oluşturduğu zararın katlanarak artmasına neden olacaktır.
Orman yangınlarının önlenmesine ilişkin farkındalık çalışmaları yapılmalıOrman yangınlarının engellenmesi çok zor ama önceden alınacak çeşitli önlemlerle risk azaltması yapılabileceğini kaydeden Karan, “Orman ile iç içe olan bölgelerde orman yangınları ile farkındalık çalışmaları yapılarak hem yangın öncesinde hem de yangın esnasında ve sonrasında yapılabilecekler konusunda eğitimler verilmelidir. Ek olarak orman içinde bulunan yol, enerji nakil hattı, çöplük, turizm tesisi, madenler gibi çeşitli tesisler yangın öncesi dönemlerde mutlaka denetlenmeli ve buralardaki personel eğitilmelidir.” diye konuştu.
Yangın risk değerlendirmesi yapılmalıYangın riskinin yüksek olduğu zamanlarda uyarılar yapılması, ormanlara giriş çıkışın yasaklanması ve bu yasağın denetlenmesinin de etkili bir önlem olacağını kaydeden Tuğçe Yılmaz Karan, “Ayrıca ormanlardan verilecek yeni izinler de mutlaka yangın risk değerlendirmesi yapılmalı ve yüksek riskli tesislere ormanlara ve hatta yakın bölgelerine bile izin verilmemelidir. İzin verilmiş olan tesislerde ve mevcut yerleşim alanlarında orman ile konutlar ve tesisler arasında ağaçsız bir tampon alan oluşturulması, bunların bahçelerindeki yangın şiddetini arttıracak bitki örtüsü ya da patlayıcı/yanıcı maddelerin uzaklaştırılması sağlanmalıdır.” dedi
.Vatandaşların da sorumlulukları bulunuyorOrman yangınlarının önlenmesinde vatandaşlara da önemli sorumluluklar düştüğünü kaydeden Karan, “Orman yangınlarında vatandaşların sorumluluk bilinci ile hareket edebilmeleri çok önemlidir. Yangını söndürmek için kullanılan yöntemler ve yangın söndürücü maddeler hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve vatandaşların da bu bilinçlendirme çalışmalarına katılım sağlamaları gerekmektedir. Yangın esnasında ilk müdahaleyi yapabilmek çok önem arz etmektedir. Bazen yangın söndürme ekiplerinin yangının çıktığı alana ulaşmaları zaman alabilmektedir. Bu nedenle yangın söndürme ekipleri gelene kadar vatandaşların yangına ilk müdahaleyi yapabilmeleri oldukça önemlidir. İlk müdahaleyi yapabilmek, yangının yayılmasını engelleyebilmek adına yapılacak olan tüm işlemlerin doğru şekilde yapılması gerekmektedir. Bu doğru adımların yapılabilmesi içinde bilinçlendirme çalışmalarının yapılması ve bu bilinçlendirme çalışmalarına katılım sağlanması gerekmektedir.” diye konuştu. 
Müdahale ekiplerine doğru bilgi verilmesi önemliYangının ilk aşamasında vatandaşların müdahale ekiplerini arayıp bilgi vermesinin yapılacak ilk adımlardan biri olduğunu kaydeden Karan, şunları söyledi:“112 aranarak olayın gerçekleştiği yerin tam koordinatları ve gerekli bilgilerin çok net ve düzgün şekilde verilmesi, müdahale ekibinin zaman kaybetmeden gelebilmesi adına çok önemlidir. Bu ilk adımdan sonra ekipler gelinceye kadar mümkünse yangını söndürmek için eldeki mevcut imkanlardan yararlanılmalıdır. Bunlar yapılırken vatandaşlar kendilerini ve başkalarını tehlikeye atmamalıdır. Maruziyet yaşayan herkes, gözlerde yanma, burun akıntısı, öksürük, balgam, hırıltı ve nefes almada zorluk gibi sorunlar yaşayabilir. Bunları engellemek ya da en aza indirebilmek için ağız, burun kapalı şekilde müdahale etmek yine oldukça önemlidir. Ayrıca orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan gönüllüler bulunmaktadır ve bununla ilgili Orman Yangınlarıyla Mücadelede Görev Yapan Gönüllüler Hakkında Yönetmelik adıyla yönetmelik bulunmaktadır. Gönüllülük esasına dayanan bu yapı ile ilgili tüm maddeler yönetmelikte açıkça yazmaktadır. Vatandaşlarımızın gönüllülük esasına dayanan bu yapıyla ilgili bilgi sahibi olmaları ve bu yapıya katılmaları oldukça önemlidir.”
Yangın anında ne yapılmalıdır?Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Çevre Sağlığı – Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Tuğçe Yılmaz Karan, yangın anında yapılması gerekenlere de değinerek sözlerini şöyle tamamladı:“Yangın, her an karşılaşılabilecek olaylardan bir tanesidir. En güvenilir alanlarda bile bazı durumlarda yangın meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle her zaman yangına karşı tedbirli olmak gerekmektedir. Yangın durumu söz konusu olduğunda öncelikle sakin kalınmalı ve ortamdaki diğer insanların da paniğe kapılmaları önlenmelidir. Bu esnada panik yaratmak ve insanları korkutmak, çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Yangın söndürücüler ile müdahale edilerek yangının ilerlemesinin durdurulmaya çalışılması gerekir. Yangın ile karşı karşıya kalındığında yangının ilerlediği alana doğru ulaşarak bu noktaları ıslatmak da oldukça önemlidir. Islanan yer, yangını engelleyici özelliğe sahiptir ve yangının ilerlemesini önler. Yangının ilerleyeceği yön genelde açık alanlar için rüzgârın estiği yön olarak hesaplanabilir. Yangınlarda erken müdahaleyi sağlayan yangın tüpleri her daim büyük önem taşır.  Büyük çaplı yangınlar itfaiye hizmetleri tarafından söndürülürken eğer donanımlı bir yangın tüpüne sahip olunursa, küçük yangınlarda zaman kaybetmeden söndürme çalışması yaparak büyük hasarlardan kurtulmak mümkün olmaktadır.
Yangına ilk müdahale orman işçilerince yapılmalıdırYangına ilk müdahale, orman işçileri tarafından yapılmalıdır. Ancak ekipler gelene kadar eğitim alan vatandaşlar tarafından ve orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan gönüllüler de müdahale yapılabilir. Sonrasında orman işçileri ve itfaiye erleri ve orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan gönüllüler yangına müdahale etmeleri gerekmektedir.” 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP