DOLAR 8,5167
EURO 10,0541
ALTIN 480,697
BIST 1418,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Muğla 28°C
Parçalı Bulutlu

Sivas’ın ışığı sönmeyecek…İnsanlık tarihinin kara bir lekesi…

Sivas’ın ışığı sönmeyecek…İnsanlık tarihinin kara bir lekesi…
Reklam
02.07.2020
327
A+
A-

2 Temmuz 1993…

İnsanlık tarihinin kara bir lekesi…

Yitirdiğimiz canların acısı dinmeyecek… 

Sivas’ın ışığı sönmeyecek…

27 yıl önce bugün, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas’a giden aydın ve sanatçılardan 33 can, kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti.

1.SİVAS KATLİAMI NASIL GERÇEKLEŞTİ? 

            Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve türküler söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi. Şenliğin ikinci günü olan ve Cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da Cuma namazı çıkışı toplanan bir güruh etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı.

‘Sivas laiklere mezar olacak’ sloganlarıyla yapılan yürüyüş sırasında ‘Halk Ozanları’ heykeli yıkıldı ve yerde sürüklendi. Sayıları giderek artan güruha herhangi bir müdahale olmazken akşam saatlerine doğru kalabalık 15 bin kişiyi buldu. Binlerce kişi otelin önünde sloganlar eşliğinde binayı taşladı ve camlar kırıldı. Belediyenin kaldırım yapma gerekçesiyle getirdiği taşlarla otelin camları kırıldı.

Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı.

Bu alçak saldırı televizyonlardan da canlı olarak yayınlandı.

Madımak Oteli’nin önünden yapılan çekim görüntülerinde otelin etrafını kuşatanların sloganları yanında sözleri de duyulmuştu. Biri otelin birinci katına çıkan saldırgana “Lan yakın” diye seslenirken, bir diğeri ilk alevin görünmesiyle “Cehennem ateşi işte!” diye seslenmişti.

Kente davet edilen takviye kuvvetler ise zamanında gelmedi gelenler ise yetersizdi. 35 kişi otelde yanarak hayatını kaybetti.

En yaşlısı 66 yaşındaki Asım Bezirci, en küçücüğü 12 yaşındaki Koray Kaya olmak üzere şenlik için gelen, aralarında Metin Altıok, Behçet Aysan, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Hasret Gültekin’in de olduğu 33 CANIMIZ Madımak’ta yaşamını yitirdi.

SİVASI UNUTMA UNUTTURMA !!

  • Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, olaylardan sonra şu açıklamayı yaptı: “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir.”
  • Dönemin Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü ise, olaylar sırasında telefonla Aziz Nesin ile konuşup “En kısa zamanda takviye güç göndereceğiz” demesine rağmen katliamdan sonra “Ne yapayım, yetkim yoktu” şeklinde açıklama yaptı. 
  • Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Öner, polislere “Müdahale etmeyin” emrini verdiği iddiaları tartışıldı.
  • Sivas Valisi Ahmet Karabilgin ise 9 Temmuz 1993’te görevden alındı. Görevden alınmasının üzerine Karabilgin, “Birçok yerden yardım istedim. Yardım iş işten geçtikten sonra geldi. Taleplerimi dikkate almayanlara dokunulmadı” açıklaması yaptı.

2.YARGI SÜRECİ

Soruşturma ve Yargılama süreci de uzun ve trajikti.

Saldırganların sadece bir bölümü yakalanarak gözaltına alınabildi. 15 bin kişinin katıldığı olaylarda gözaltına alınan sayısı 128 olarak kayda geçti, fakat çok sayıda ‘saldırgan’ yakalanamadı. Ankara 1 No’lu DGM, hakkında dava açılan sanıkların anayasal bir suç işledikleri iddiasını kabul etmedi. Kararla birlikte 22 sanık hakkında 15’er yıl, 3 sanık hakkında 10’ar yıl, 54 sanık hakkında 3’er yıl, 6 sanık hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi. Ancak bu karar temyiz edildi.

Uzun süren hukuk süreci 2001 yılında sonuçlandı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin onadığı karar uyarınca, Cumhuriyete karşı örgütlü kalkışma girişiminde bulunan sanıklardan 33’ü ölüm cezası aldı; dördü 20 yıl, biri 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ve Dava zaman aşımına uğradı…

Süren davalar, temyizler, müdahil avukatların talepleri yıllarca devam etti. Sivas Katliamı davası 20 yılın ardından zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı.

Aralarında katliamda yakınlarını kaybedenlerin aileleri başta olmak üzere, sivil toplum kuruluşları ve partiler “insanlık suçlarında zamanaşımının kaldırılmasını” talep etti ancak talepleri bir karşılık bulmadı.

DGM Başsavcısı Nusret Demiral dava henüz sonuçlanmadan, “Olayda örgüt yok, tahrik var” açıklaması yaptı. Görülen davanın karar metninde de buna paralel bir yaklaşım göze çarpmıştı. Gerekçeli kararda Aziz Nesin vurgusu vardı:

“…Sivas olaylarının devlete ve laik düzene yönelik olmadığı, Aziz Nesin’in Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamasına duyulan öfke, kin ve nefretin oluşturduğu tahrik sonucu ve Aziz Nesin’e yönelik bir eylem olduğu, kast edilen Aziz Nesin olmasına rağmen hedefte sapma sonucu masum insanların ölümü ile olayların sonuçlandığı belirtilmekteydi. “

Yakalandıktan sonra bırakılan bazı isimler kayıplara karıştı. Bazı isimler ise hiç yakalanmadan kaçtı. 1997’de tahliye edilen iki isim bir daha bulunamadı. Davanın asli faillerinden 7 kişinin Almanya’ya, 2 failin de Suudi Arabistan’a iltica ettikleri ortaya çıktı. 

CAFER ERÇAKMAK ise davanın bir numaralı sanığı olarak anılıyordu. Olayları önceden kışkırttığı ve katliam günü Aziz Nesin’i tartaklayanlar arasında olduğu anlaşıldı. 18 yıl boyunca firari olarak arandı. Hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Almanya ya da Fransa’da olduğu iddia edildi. Bu süreyi nerede geçirdiği anlaşılamadı. Ancak Sivas’ta 2011’de öldüğü ortaya çıktı. Erçakmak, emniyete 500 metre mesafedeki çocuğunun evinde kalp krizi sonucu öldü. Toprağa verildikten sonra mezarı açılarak otopsi yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilerek salıverilen Sivas Katliamı davası sanıklarından AHMET TURAN KILIÇ’IN katliamda oynadığı rol, polis tutanaklarında net bir şekilde yer almıştı.

2005’te yürürlüğe giren TCK’ya göre insanlığa karşı işlenen suçlar zamanaşımına girmiyor. Ancak Sivas Katliamı davası bu kapsama alınmadı. Zamanaşımı kararlarını veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında, Sivas’ta meydana gelen olayların siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle, toplumun bir kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli olarak işlenmediği belirtildi.

Bu süreçte, yaşamını yitirenlerin yakınlarının da yer aldığı Toplumsal Bellek Platformu, 17 kez TBMM’deki partilerden bu ve benzeri olayların insanlık suçu sayılarak, zamanaşımının bu suçlarda geçerli olmamasını istedi. Verilen önergeler reddedildi. 

Dosyaları henüz zamanaşımına girmeyen ancak Yargıtay bozmasından sonra müebbet hapisle yargılanan 3 firari sanık hakkındaki dava hâlâ sürüyor. DGM’nin 1997’de tahliyelerine hükmettiği, sonrasında kayıplara karışan bu sanıkların davaları 2023’te zamanaşımına UĞRAYACAK.

Sivas için adalet istiyoruz, Sivas’ın ışığı sönmeyecek…

Sivas Katliamı davasında bugüne kadar piyonlar yargılandı. Onların da kimisi cezaya çarptırılırken kimisi de elini kolunu sallayarak dolaştı. Dünyanın her tarafında aranıyor olmasına rağmen Cafer Erçakmak’ın hemen emniyetin yanında oturduğu ve yatağında öldüğü yıllar sonra ortaya çıkmıştı. Yine aranan isimlerden birisinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde personel olarak çalıştığı ortaya çıkmıştı.

Davanın avukatlarından Avukat Şenal Sarıhan, sanıklar hakkındaki delillerin toplandığını ve mahkemenin karar verebileceğini belirtti. Sarıhan’ın Anayasa Mahkemesi’ne 2014’te verilen zamanaşımı kararından sonra yaptığı başvuru da halen karara bağlanmayı bekliyor. Anayasa Mahkemesi’nin üyelerinden birisi ise daha önce Sivas davasında 4 sanığın avukatlığını yapan Mümtaz Akıncı. 

Sivas için adalet istiyoruz, Sivas’ın ışığı sönmeyecek…

Sivas’ta yakılan, yalnızca canlar değil, toplumun ilerici ve aydınlık yüzleri, bu toplumun evrensel değerleridir. 27 yıl önce Sivas’ta toplumun gerici kesiminin insanlık dışı, vahşi ve yok edici tarafı ortaya çıkmıştır. Özgür aklın temel güvencesi olan laiklik yakılmıştır. Temel insan hakları, insanlarla birlikte yakılmıştır. İlerici kültür, sanat ve demokratik düşünce ateşe verilmek istenmiştir. 

Yüzlerce yıldır evrensel değerleri savunan Alevi-Bektaşi inancına yapılan saldırılar düşündürücüdür.

Bu gerici zihniyet, o günden bu güne şekil değiştirerek, hala karşımıza çıkmakta, Roboski‘de, Reyhanlı’da, Gezi sürecinde öldürülen çocuklar olarak sürmektedir. Suruç ve Ankara Garı Katliamı olarak sürmektedir. Bütün dünyada ırkçı/mezhepçi çatışmalar hala devam etmekte olup, yakın tarihte Amerika’da George Floyd’un polis şiddeti neticesinde hayatını kaybetmesi Irkçılığın, mezhepçiliğin, gericiliğin, bugün hala tüm dünyada utanç verici olayların yaşanmasına neden olduğunu göstermektedir. 

3. TALEPLERİMİZ

Sivas Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur, katilleri yakalanıp adil bir şekilde yargılanmadığı sürece bu insanlık suçu hepimizin yükü olacaktır.

İnsanlığa karşı suçlarda “zamanaşımı” geçmişe dönük olarak kaldırılacak şekilde yeniden düzenlenmeli, Sivas davası yeni baştan ele alınmalı, tüm sorumlular yargı önünde hesap vermelidir.

Devletin ve toplumun geçmişle yüzleşmesinin sağlanması bakımından Hakikat Komisyonu kurularak gerçeğin açığa çıkarılması sağlanmalı, devlet Alevilerden resmen özür dilemelidir.

Müzeye dönüştürülmesi istenen otel kebapçı yapılarak uzun yıllar kebapçı olarak kalmış, katliamdan 18 yıl sonra, otelin müze değil Bilim ve Kültür Merkezi’ne çevrilmesi kararlaştırılmıştır. Otelin girişine anı köşesi koyulmuştur. Oysa ki, Madımak Oteli “Utanç Müzesi” yapılmalı, 2 Temmuz günü insanlığa karşı işlenen suçları kınama günü olarak kabul edilmelidir.

Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı kapsamındaki tüm talepleri kabul edilmelidir.  Bu anlamda; Diyanet’e olan devlet desteği ve Mecburi din dersleri kaldırılmalı, Eşitlik ilkesine ve Anayasa’nın amir hükümlerine aykırı olan ya­salar yürürlükten kaldırılmalı, Devletin yönetim kadrolarında Alevi-Sünni ayrımı yapılmamalı, Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmelidir.

Sivas Katliamı bugün hâlâ toplumun vicdanında kanayan bir yaradır. Toplumsal barışın, geçmişi unutturmaya çalışmakla değil, onunla yüzleşerek sağlanabilecxeği unutulmamalıdır.

İnsanlık düşmanı gericiliği ve ırkçılığı bir kez daha lanetliyor, 27. yılında Sivas’ta katledilen aydınları, sanatçıları, ilericileri sevgi ve saygıyla anıyoruz. Onları ağıtlarla değil, uğrunda yaşamlarını verdikleri insanlığı, demokrasiyi ve özgürlükleri toplumda egemen kılarak yaşatacağız.

BODRUM ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR DERNEĞİ VE CEMEVİ

YORUMLAR

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.