Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan Aydın–Muğla–Denizli 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği, 28 Kasım 2025’te onaylandı. Plan değişikliğiyle Bodrum’un Turgutreis Mahallesi’nde 164 bin metrekarelik alan “rezerv yapı alanı” olarak belirlendi. Karar, Bodrum’un geleceği açısından önemli tartışmaları da beraberinde getirdi.
Aydın, Muğla ve Denizli illerini kapsayan 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, bölgenin doğal, tarımsal ve turistik değerlerini koruyarak yerleşme kararlarını yönlendiren üst ölçekli bir plan olarak biliniyor. Bu plana göre hazırlanan tüm nazım ve uygulama imar planlarının, çevre düzeni planı hükümlerine uygun olması gerekiyor.
Ancak Kentsel Gelişme Alanı amaçlı plan değişikliği kapsamında, Bodrum’un Turgutreis Mahallesi sınırları içinde yer alan 161 ada 30, 31, 32, 53, 58, 59, 60, 72, 73, 74, 78, 79, 80, 81, 82 ve 83 numaralı parseller, üst ölçekli plan kararlarıyla birlikte yeniden düzenlendi.
164 bin metrekarelik alan “rezerv yapı alanı” oldu
Plan değişikliği gerekçe raporuna göre yaklaşık 164.133 metrekarelik alan, dönüşüm projelerine kaynak oluşturmak amacıyla “uygulama sonrası satışı yapılmak üzere” rezerv yapı alanı olarak planlandı. Bu ifade, alanın yalnızca barınma ihtiyacına yönelik değil, aynı zamanda kentsel dönüşüm projeleri için gelir elde etmeyi amaçlayan bir emlak alanı olarak değerlendirileceğini ortaya koyuyor.
Rezerv yapı alanı statüsü, ilerleyen aşamalarda söz konusu bölgede 1/25.000, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının hazırlanmasının önünü açıyor.
Yerel planlama yetkileri sınırlanıyor
Plan değişikliği, 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 102. maddesi uyarınca onaylandı. Bu durum, Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin planlama sürecinde belirleyici değil, daha çok uygulayıcı konumda kalmasına yol açıyor.
Kent planlaması ve yerel yönetim çevrelerinde, Böylesi üst ölçekli kararların yerel meclisler ve halkın katılımı olmadan alınmasının, kent hakkı ve demokratik planlama açısından sorunlar doğurabileceği ifade ediliyor.



