Yeniköy Kemerköy Enerji, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) mayıs ayında yayımladığı
“Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026” verilerine göre, Türkiye’de lisanslı elektrik üretiminde
en yüksek paya sahip şirketler arasında ilk beş içinde yer aldı. Turizmin can damarı Güney Ege’nin
elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini karşılayan şirket, yüzde 2,54’lük yüksek üretim payıyla Türkiye’nin
yüzde 100 yerli kaynaktan enerji üreten en büyük özel şirketi oldu.
EPDK’nın “Elektrik Piyasası Sektör Raporu Mart 2026” verilerine göre Türkiye’de lisanslı elektrik
üretiminde en yüksek paya sahip şirketler sıralamasında kamu şirketi EÜAŞ ilk sırada yer alırken,
Yeniköy Kemerköy Enerji ilk 5 şirket arasına girdi. Üretimini Milas’ta bulunan yerli linyit
kaynaklarından sağlayan şirketin, yüzde 100 yerli kaynaktan üretim yapan en büyük özel şirket
konumunda olması dikkat çekti.
Aydın, Muğla ve Denizli’yi kapsayan Güney Ege Bölgesi’nin enerji ihtiyacının yüzde 65’ini sağlayan
Yeniköy Kemerköy Enerji, mart ayında Türkiye genelinde tüketilen elektriğin yüzde 2,54’lük kısmını
karşıladı. Şirket, yerli kaynaklardan gerçekleştirdiği üretimle yıllık 1,4 milyar metreküp doğal gaz
ithalatının önüne geçerek yaklaşık 600 milyon dolarlık kaynağın yurt içinde kalmasına katkı sunuyor.
Aynı zamanda 2,7 milyon hanenin aylık elektrik ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanmasını sağlıyor.
Bu katkı, enerji ithalatının azaltılması ve cari açığın düşürülmesi açısından önem taşıyor.
Burak Işık: “Yerli kömür olmazsa santraller de olmaz”
Yerli kaynakların enerji arz güvenliği ve bölgesel kalkınma açısından kritik rol üstlendiğini ifade eden
Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, “Yerli kaynaklarımız, enerji sistemindeki
arz sürekliliğinin ve üretim dengesinin korunmasında kritik rol üstleniyor. Hepimizin bildiği üzere
elektrik üretimi bir kamu hizmetidir. İlaveten yerli kaynaklardan elektrik üretimi, ülkemizin enerji arz
güvenliği açısından ticari hesapların üstünde bir konudur. Yeniköy ve Kemerköy santrallerimizin
faaliyetleri bölgedeki yerli linyit rezervleri üzerine kurulu. Yani santrallerimizde elektrik üretiminin
devamlılığı, madenlerden elde edilen yerli kömür kaynağıyla doğrudan bağlantılıdır. Eğer kömür
çıkarılmazsa santral çalışmaz, istihdam sağlanamaz ve ne yazık ki elektrik üretimi yapılamaz” dedi.
Yerli kaynaklar hem enerji arz güvenliğini hem bölgesel kalkınmayı destekliyor
Yerli kaynaklardan elektrik üretiminin enerji arz güvenliği kadar, yerel ekonomiler ve kalkınma için de
önemli bir konu olduğunu belirten Işık, “Artan enerji talebi, içinde bulunduğumuz jeopolitik riskler ve
ithalata bağımlılık, baz yük santrallerinin elektrik sistemi içerisindeki önemini artırıyor. Son yıllarda
Avrupa’da yaşanan enerji arz sıkıntıları da elektrik sistemlerinde yeterli ve dengeli üretim
kapasitesinin ne kadar hayati olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.” diye konuştu.
Termik santrallerin etkisinin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmadığını ifade eden Işık, “İstihdamdan
yerel ekonomiye, sosyal yapıdan bölgesel kalkınmaya kadar geniş bir etki alanı söz konusu. Bugün
Muğla’nın en büyük 3. sanayi şirketi olarak, yüzde 80’i bölge halkından yaklaşık 3 bin kişiye doğrudan
istihdam sağlıyor, bölgemizde yıllık 5 milyar TL’lik ticaret hacmi oluşturuyoruz. Milas’ın ve Muğla
genelinin kalkınması için kritik bir önem taşıyoruz” dedi.



