Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşi Yunus Korkut tarafından maruz bırakıldığı sistematik şiddet ve darp sonucu hayatını kaybeden 25 yaşındaki Ummahan Korkut davasında hukuki süreç üst mahkemeye taşındı. Geçtiğimiz ay Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda cinayetin “öldürme” değil “yaralama” olarak değerlendirilmesi üzerine, maktulün ailesi ve avukatları resmi itiraz sürecini tamamlayarak davayı doğrudan istinaf mahkemesine taşıdı.
Gerekçeli kararda, Ummahan Korkut’un ölümünün “künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama” sonucu meydana geldiği kesinleşmiş; sanık Yunus Korkut’un “yemek yapmadı” ve “sadakatsizlik” iddiaları çürütülerek hiçbir haksız tahrik indirimi uygulanmamıştı.
Ancak mahkeme heyetinin, sanığın “Bir gün elimde kalacaksın” diyerek eşini mezarlığa kadar kovaladığına dair tanık beyanlarına rağmen, eylemi öldürme kastıyla değil “yaralama kastıyla” gerçekleştirdiğine hükmederek 14 yıl hapis cezası vermesi tepki çekmişti.
“Bu Bir Yaralama Değil, Kasten Öldürmedir!”
Geçen ay açıklanan bu gerekçeli kararın ardından Ummahan Korkut’un ailesi ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, hukuki mücadeleyi bir üst basamağa ulaştırdı. Mahkemenin suç vasfını hatalı değerlendirdiğini belirten aile avukatı Perihan Ceviz Turasay, istinaf başvurusunun gerekçesini şu sözlerle özetledi:
“Bu dosya basit bir neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama dosyası değildir. Eylemin boyutu, geçmişteki sistematik şiddet ve sanığın maktulü kovallarken sarf ettiği sözler kastın doğrudan ‘öldürme’ olduğunu açıkça göstermektedir. Yerel mahkemenin haksız tahrik indirimlerini reddetmesi olumludur ancak suç vasfı yönünden karar eksiktir. Biz caydırıcılığın sağlanması adına ‘eşe karşı kasten öldürme’ suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini talep ediyoruz. Bu nedenle dosyamızı resmi olarak istinaf mahkemesine taşıdık.”



