28 Ekim 2026 Çarşamba |Bodrum: 🌦️ +18°C
SON DAKİKA

Bodrumlu avukatlar, Çocuk Haklarını Koruyalım Çağrısı

Screenshot 20251120 174505 Facebook 1

 

Bodrumlu avukatlar, Çocuk Hakları Günü’nde çocukların karşı karşıya olduğu yoksulluk, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği ve istismar gibi sorunlara dikkat çekerek devletin çocukları koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi çağrısında bulundu. “Çocuk hakları kırmızı çizgimizdir” diyen hukukçular, her çocuğun güvende, eşit ve adil bir yaşam sürmesi için acil önlem talep etti.

Onat KarahanTüm Haberler

Bugün, “Çocuk Hakları Günü.” Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 20 Kasım 1959 yılında Çocuk Hakları Bildirgesi ‘ni, ayrıca 20 Kasım 1989’da Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’yi kabul etmiştir. “Çocuk Hakları Günü” 1990 yılından bu yana kutlamaktadır.Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin temel ilkeleri toplumda çocuklar arasında ayrım gözetmeme, yaşama ve gelişimleri için uygun çevrenin sağlanması ve her durumda çocuğun yüksek yararının korunması üzerine kurulu. Türkiye ise bu sözleşmeyi 27 Ocak 1995’te -üç maddesine (17, 29, 30) çekince koyarak- kabul etmiştir. Peki çocuklar haklarından haberli mi, haklarının bilincinde mi? Sokak Çocukları Rehabilitasyon Derneği’nin 2008 yaptığı arraştırmaya göre, çocukların yüzde 68.7’si anılan sözleşmeyi hiç duymamış. Oysa sözleşmenin 42. maddesinde, “Taraf devletler, sözleşme ilke ve yargılarının uygun ve etkili araçlarla yetişkinler kadar çocuklar tarafından da yaygın biçimde öğrenilmesini sağlamayı üstlenirler” deniyor.

Türkiye’de Çocuk Olmanın Küçük Bir Kesiti.

Çocukların yaşadıkları sorunların hangisine değinelim: “sokak çocukları”, “çocuk gelinler”, “işçi çocuklar”, uyuşturucu ve kaçak sigara sattırılan çocuklar, suça sürüklenen çocuklar, yaşıt zorbalığına uğrayan, sağlıklı beslenemeyen, önlenebilirhastalıklardan ölen çocuklar, açlık sınırında yaşayan çocuklar, engelli çocuklar, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına, cinsel istismara uğrayan çocuklar, kendileri ile ilgili karar alma süreçlerine katılamayan, mesleki eğitim merkezi (MESEM) aracılığıyla bir gün okulda, dört gün işte olan, emeği sömürülen çocuklar, yitik çocuklar… Dahası var tabii, say say, yaz yaz bitmez. AVM’lerde bebek maması kilitleniyorsa geriye söylenecek ne kalır ki? Bu yıl daha bitmeden 79 çocuk iş cinayetine kurban edilmiş. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) 2025 raporuna göre, yurdumuzda yoksul çocukların sayısı yaklaşık 10 milyon. Çocuk yoksulluğunda OECD ülkeleri içinde ikinci sıradayız. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 yılı verilerine göre; yılda ortalama 10 bin çocuk yitiyor. 11-17 yaş arasındaki 178 bin 834 çocuk ise yaralama, hırsızlık, uyuşturucu satmak, tehdit gibi suçlardan işlem görmüş. Fazladan bir yıl eğitim bile çok önemliyken, 2 milyon çocuk örgün eğitimin dışındayken, zorunlu eğitim süresini kısaltmaya hazırlanıyorlar. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) “Adaletsiz Başlangıç” raporuna (2018) göre Türkiye “okulöncesinde eşitlik” açısından 41 ülke arasında son sırada.

Esas Sorun; “Çocuk Kavramının İşlevsizleştirilmesi.”

Çocuk Hakları Günü dolayısı ile Bodrum Baro Temsilciliği, Bodrum Adliyesi’nde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan Avukat Rabia Yılmazarslan; “Ekonomik koşulların ağırlaşması, eğitimden kopuş, çocuk yaşta işçiliğin yaygınlaşması, göçmen çocukların maruz kaldığı ayrımcılık ve sosyal hizmetlerdeki ciddi kapasite sorunları, çocukların güvenli, sağlıklı ve desteklendikleri bir yaşam sürme haklarını zayıflatmakta, iyi olma hallerini doğrudan tehdit etmekte ve toplumsal eşitsizlikleri derinleştirmektedir.  Geçtiğimiz haftalarda Kocaeli Dilovası’nda 16 ve 17 yaşında birer işçi olarak çalıştırılan çocukların yaşamını yitirdiği yangın, çocuk işçiliği ile mücadelenin ve iş güvenliği denetimlerinin ne denli yetersiz olduğunu bir kez daha trajik biçimde ortaya koymuştur. Bir çocuğun emeğiyle değil, hayalleriyle büyümesi gereken bir ülkede, hâlâ çocukların çalışırken hayatını kaybetmesi yalnızca bir ihmal değil, hepimiz adına derin bir toplumsal yara ve kabul edilmez bir utançtır. Öte yandan çocukların yetişkinler gibi cezalandırılabilmesinin tartışıldığı bir dönemde, onların yetişkin ceza infaz rejimine dâhil edilmesi, “çocukluk” statüsünün hukuki koruma alanını daraltacak ve ulusal hukukta çocuk kavramının işlevsizleşmesine yol açacaktır. Bu tür bir yaklaşım, erken yaşta zorla evlilik, çalıştırılarak emeği sömürülen çocuklar ve benzeri istismar biçimlerinin meşruiyet zeminini güçlendirecektir” görüşlerine yer verirken, çağrıda da bulundu.

Onursal Özbek: “Çocuk Hakları Kırmızı Çizgimizdir.”

Aynı zamanda Muğla Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyesi de olan Avukat Yılmazarslançağrısında; “Çocuk adalet sistemine ilişkin mevcut yasaları etkin bir şekilde uygulayın. Çocuğun üstün yararını merkeze alan ve onu cezalandırmak yerine güçlendiren, koruyucu, önleyici politikaları hayata geçirmek bir tercih değil, devletin yükümlülüğüdür, derhal hayata geçirin. Çocukların demokratik bir toplumda barış içinde yaşayabilmeleri için, onları hakları konusunda bilinçlendirin ve güçlendirin. Çocuk yaşta işçilik ve iş cinayetlerini de kapsayacak şekilde, ülkede çocuk emeğinin sömürülmesine dair son durumun tespit edilebilmesi ve bununla mücadele edilebilmesi için ulusal ölçekte güncel verileri şeffaf bir şekilde paylaşın. Eğitim hakkından mahrum kalan bu çocuklar için bir sosyal koruma sisteminin var olup olmadığını açıklayın. Acil olarak bağımsız denetim ve izleme mekanizmaları kurun” önerilerini dile getirirken; sözlerini, “Bu ülkede hiçbir çocuk ‘kayıp’ sayılamaz, eğer kayboluyorsa devlet yükümlülüğünü yerine getirmiyordur, her bir çocuğun nerede olduğu, güvende olup olmadığı devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Kayıp çocukların önemli bir kısmı, çocuk işçiliği, insan ticareti, cinsel istismar, erken ve zorla evliliklerde ve suç örgütleri tarafından suç işlemek üzere kullanılmaktadır. Bu nedenle, kayıp çocuk dosyalarını ciddiye alın, bürokratik engelleri kaldırın, ‘nasıl olsa geri gelir’ anlayışının terk edip; risk temelli, hızlı, şeffaf ve etkin prosedürleri hayata geçirin” ifadeleri ile sonlandırdı. Bodrum

Baro Temsilcisi Onursal Özbek de; “Çocukların yaşam hakkının ihlal edilmediği ve üstün yararının gözetildiği, eşit, adil, refah İçinde bir Türkiye’yi hepimizin ama en çok da hukukçuların özlemi. Ama önce; ‘Adalet.’ Hukukun olmadığı yerde hayatın bizzat kendisi tökezler. Çocuk hakları kırmızı çizgimizdir” görüşlerine yer verdi. Basın açıklaması Bodrum Adliyesi’nde işi olan yurttaşlar tarafından da ilgiyle izlendi ve desteklendi.

 

Bir Yorum Bırak

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Anasayfa Kategoriler Yukarı