Bodrum’un en bakir noktalarından biri olan Kargıcak Koyu’ndaki çalışmalarla ilgili Bodrum Denizciler Derneği’nin “Bodrum koyları sahipsiz değildir” başlıklı açıklamasına, hedef gösterilen arazinin sahibi Turizmci ve Mimar Erol Aksoy’dan yanıt geldi.
Bodrum’un en bakir noktalarından biri olan Kargıcak Koyu’ndaki çalışmalarla ilgili Bodrum Denizciler Derneği’nin “Bodrum koyları sahipsiz değildir” başlıklı açıklamasına, hedef gösterilen arazinin sahibi Turizmci ve Mimar Erol Aksoy’dan yanıt geldi. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddialara karşı sessizliğini bozan Aksoy, 165 dönümlük turizm tahsisini Gökova’nın doğasını korumak adına iade ettiğini açıklayarak, “Biz burayı tahrip etmek için değil, korumak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.
İşte Mimar Erol Aksoy’un o iddialara karşı yaptığı açıklamanın detayları:
“165 Dönümlük Turizm Tahsisini Gökova İçin İade Ettim”
Kargıcak Koyu’nda 42 yıl önce satın aldığı tapulu arazisi bulunduğunu belirten Aksoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın imar planlarında bölgenin “Turizm Merkezi” olarak kayıtlı olduğunu hatırlattı. Kendisine Orman Bakanlığı tarafından 165 dönümlük bir alanda turizm tesisi tahsisi yapıldığını ancak kitle turizmine karşı olduğu için bu hakkından vazgeçtiğini vurgulayan Aksoy, şu ifadeleri kullandı:
“Gökova’nın doğasına kitle turizminin uygun olmadığını düşünmem sebebiyle bu tahsisi yatırıma dönüştürmedim ve tahsisli alanı devlete iade ettim. Haklarımızın tamamını kullanmak ya da bu doğal güzelliği bozacak herhangi bir düşünce içerisinde değiliz.”
“Taş Kalıntılar Arazimde Değil, Arkeolojik Kaydı Yok”
Denizciler Derneği’nin kamuoyuyla paylaştığı drone görüntülerine de açıklık getiren ünlü mimar, görüntülerde yer alan taş kalıntılarının kendi mülkiyeti içinde yer almadığını belirtti. Konuya hassasiyetle yaklaştıklarını ifade eden Aksoy, “Yine de durumu araştırttık ve söz konusu kalıntıların herhangi bir arkeolojik kaydı olmadığı raporlandı” dedi.
“Hakkım Olan 10 Metrelik Yolu 3 Metre Açtırdım”
“Hakkının fazlasını kullanıyor” iddialarını kesin bir dille reddeden Aksoy, doğaya zarar vermemek adına mülkiyetindeki bazı alanların tapusunu Orman adına Mal Müdürlüğü’ne hibe ettiğini açıkladı. Muğla Orman Genel Müdürlüğü’nden alınmış yasal yol tahsis izinleri olduğunu belirten Aksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“10 metre genişliğinde yol iznim olmasına rağmen, yeşil örtüyü korumak için yolları en fazla 3 metre genişliğinde açtırdım. Bu yollar ve oluşturulan su sistemleri, olası bir orman yangını ile mücadele edebilmek için yapılmıştır. Doğayı tahrip etmek bir kenara, tam tersi onu korumak için açılan yangın yollarıdır.”
“Beton Yol Kesinlikle Söz Konusu Değil”
Arazideki tarımsal faaliyetlere ve kıyı kullanımına da değinen Mimar Erol Aksoy, bölgede 40 yılı aşkın süredir zeytin ve meyve ağaçlarının bakımıyla ilgilendiğini söyledi. Sulama sistemlerinin yol yapısıyla bütünleşik ve izinli olduğunu aktaran Aksoy, alanda kesinlikle beton yol çalışması yapılmadığının altını çizdi.
“Koy Kamuya Açık, Çöpleri Bile Biz Temizliyoruz”
Kargıcak Koyu’nda sahil şeridine geçişin engellendiği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Aksoy, kıyıların tüm vatandaşlara açık olduğunu söyledi:
“Kamu alanı niteliğindeki sahil şeridinde geçişin veya kullanımın engellendiği kesinlikle doğru değildir. İsteyen teknesiyle, isteyen yaya olarak doğal patikalardan koya gelebilmektedir. Hatta ziyaretçilerden arta kalan çöplerin temizliğini bizzat biz yapıyoruz. Koylarımız sahipsiz kalmasın, pislik dolmasın diye bir denizci olarak burayı gözetmeyi görev edindim. Koylarımız doğayı koruyan herkese açıktır.”
Kargıcak’ın doğal dokusuna uygun, koruma-kullanma dengesini gözeten düşük yoğunluklu bir mimari anlayışı benimsediğini ifade eden Aksoy, “Muğla’nın ve Bodrum Yarımadası’nın, uzun ve sağlıklı yaşamın simgesi olan zeytin ağacını odağına almış yerli bir mimar olarak anılmak istiyorum” diyerek açıklamasını noktaladı.



