Bodrum’un eşsiz doğasının ve masmavi sularının kıyısında yer alan Göl Mahallesi Demir Mevkii’nde, yeni bir turizm projesi için yasal adımlar atıldı. İşte ayrıntılar…
Bodrum’un eşsiz doğasının ve masmavi sularının kıyısında yer alan Göl Mahallesi Demir Mevkii’nde, yeni bir turizm projesi için yasal adımlar atıldı. Tüya Turistik Yatırımlar ve İnşaat A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan “Turizm Konaklama Tesisi” için 27 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Çevresel Etki Değerlendirmesi süreci resmi olarak başladı. Toplam 2 milyar 773 milyon liralık devasa bir yatırım bedeline sahip olan bu proje, Bodrum’un siluetine yeni bir dokunuş yapmaya hazırlanırken doğaya karşı olan sorumluluğumuzu bir kez daha gündeme getiriyor. Büyüklüğü ve taşıdığı ekolojik hassasiyetlerle dikkat çeken tesisin inşası, yatırım maliyeti kadar çevresel etkileriyle de yakından takip edilecek.
Demir Mevkiinde 133 bin metrekarelik alanda!
Projenin kalbi, ekolojik dengenin gözetilmesi gereken sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı içerisinde atıyor. Demir Mevkii’nde toplam 133 bin 49 metrekarelik geniş bir tapu alanına yayılacak olan kompleks, altı ayrı parselde yükselecek konaklama blokları ve dört parselde korunacak yeşil alanlardan meydana geliyor. Şehrin gürültüsünden nispeten izole bu alanda toplam 227 oda ve 454 yatak kapasiteli dev bir konaklama merkezi planlanıyor. Proje tanıtım dosyasında yer alan mimari detaylara göre, tesis inşasında betonarme sistemler tercih edilecek olsa da, su ve karbon ayak izini azaltacak çevre dostu malzemelerin kullanılacağı özellikle taahhüt ediliyor. Halikarnas Balıkçısı’nın mirası olan bu topraklarda mimarinin doğayla nasıl bir uyum içinde şekilleneceği, bölge sevdalılarının en çok merak ettiği konuların başında geliyor.

Günde 204 metreküp su tüketecek!
Gelelim böylesine büyük bir tesisin Bodrum’un zaten yorgun olan ekosistemine ve altyapısına olası etkilerine. Uzun süredir susuzlukla mücadele eden yarımadada, tesisin tam kapasiteyle işletilmesi durumunda günde yaklaşık 204 metreküp su tüketmesi öngörülüyor. Rapora göre içme suyunun damacanalarla, kullanma suyunun ise tankerlerle dışarıdan taşınacak olması, bölgenin mevcut kısıtlı su kaynaklarına doğrudan bir ek yük bindirmemesi adına hayati bir adım olarak değerlendiriliyor. Dahası, konaklayan misafirlerden ve tesis operasyonlarından doğacak atık suların, her bir ana parsel için özel olarak kurulacak 35 metreküplük biyolojik prosesli arıtma tesislerinde arıtılarak peyzaj sulamasında kullanılacak olması, suyun geri kazanımı açısından umut verici bir taahhüt olarak öne çıkıyor. Havuzlarda oluşan ters yıkama sularının da dinlendirilip yeniden bahçe sulamasına yönlendirileceği belirtilirken, geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarının kaynağında ayrıştırılacağı ifade ediliyor.
Sivil inisiyatifin yakın takibinde
İnşaat aşamasında 100, faaliyete geçtiğinde ise yine 100 kişiye doğrudan istihdam sağlayacak olan bu milyarlık yatırım, bölge için belirgin bir ekonomik hareketlilik vaat ediyor. Ancak proje asıl büyük sınavını çevresel sürdürülebilirlik uygulamalarında verecek. Toz emisyonunu asgari düzeyde tutacak önlemler, atık yönetimi ve mevcut floranın korunması gibi ÇED dosyasında yer alan güvencelerin kağıt üzerinde kalmaması, uygulamanın titizlikle denetlenmesi gerekiyor. Bodrum sadece popüler bir turizm merkezi değil, denizleri ve tarihiyle gelecek nesillere aktarılması gereken kadim bir emanettir. Sürecin her aşamasında bu doğa bilincinin rehber edinilip edinilmeyeceği xbodrum okurlarının, sivil toplumun ve yöre halkının yakın takibinde olmaya devam edecek.



