AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, Milas’ta zeytin ağaçlarının kesildiğine ilişkin düzenlediği basın toplantısında, 29 Aralık 2025 tarihli vekâletnamenin sorumluluğu ortadan kaldırmadığını belirterek, drone tespitlerinde 27 zeytin ağacının kesildiğinin belirlendiğini söyledi.
Kılbey’in 29 Aralık 2025’te arazi üzerinde cins tahsisi yaptığını hatırlatan Mete, “Vekaletnameyi alan damat Milas Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü Cenk Soydan 15 gün sonra arazideki zeytin ağaçlarını keser, yetinmez köklerini ekskavatörle kazımaya başlar. Allah’ın sopası yok derler ya vatandaşın biri de olay esnasında hem video çeker hem de fotoğraflarını alır. Bu vatandaşın ihbarı üzerine Milas İlçe Tarım ve orman Müdürlüğü ekipleri bölgede yaptığı incelemede 27 zeytin ağacının kesildiğini tespit ederek, tutanak altına alır. Kesilen ağaçların köklerinin ekskavatörlerle sökülüp oradan götürüldüğünün görüntüleri de mevcut.” dedi.
Mete, kendisini Milas halkından özür dilemeye davet eden CHP’li yönetici Remzi Kazmaz’a kesilen ve kökleriyle taşınan ağaçların videosunu göndereceğini de belirterek, bu görüntüleri izledikten sonra halktan kimin özür dilemesi gerektiğini kamuoyunun takdirine bıraktığını ifade etti.
İlçe Tarım Müdürlüğünün tuttuğu tutanak neticesinde kesilecek cezayı İlçe Başkanınız Kılbey arazi sahibi olarak mı ödeyecek, yoksa damadı mı ödeyecek?” diye soran Mete, “Siz vekaletname vererek hukuki sorumluluktan kurtulabilir misiniz? Burada anlaşmalı bir hareket var. Tutmuş ilçe başkanı belediyede müdür olan damadına araziyle ilgili işlemleri yapması için vekaletname vermiş. Adam da tabi cins tahsisi yapmak için önce zeytinleri yok etmiş. Yani bir halt yemişsiniz bari susun edebinizle de daha fazla karıştırmayın. Yaptığınız her türlü iftira çirkeflik böyle belgelerle video ile yüzünüze çarpılır.” diye konuştu.
Mete, daha sonra zeytin ağaçlarının kesildiği anlara ait olduğu iddia edilen görüntüleri basın mensuplarına izletti.
Remzi Kazmaz’ın kendsini Muğla’yı tanımamak ve Akbelen’e gitmemekle suçladığını belirten Mete, şöyle konuştu:
“23 yıllık siyasi hayatımda 1 milyon kilometrenin üzerinde yol yaptım. Her ne kadar aynı şehirde doğmuş olsak da dünyalarımız ve görüşlerimiz farklı. Ben sizin olduğunuz yerde olmam siz de benim olduğum yere yakışmazsınız zaten. Bu videoyu izledikten sonra sizden özür bekliyorum. Aynısını CHP Muğla milletvekilleri Gizem Özcan ve Cumhur Uzun’dan da bekliyorum. Yoksa konuyu mecliste siz özür dileyene kadar yüzünüze çarpmaya devam edeceğim. İlçe başkanınınız zeytinlikleri hülle yoluyla kesmiştir, köklerini de taşımıştır. Oranın yanı başında inşaata açılan diğer arazi gibi kendi arazisinin de inşaata açılması için bu yolu benimsemiştir. Öte taraftan çevreci kimliğiyle tiyatro oynamak için genel başkanınızı ve milleti Akbelen’e çağırıyorsunuz. Sözüm ona çevrecisiniz, sözüm ona zeytin ağaçlarını koruyorsunuz. Ama rantınız uğruna kendi bahçenizdeki ağaçları kesmekten de asla imtina etmiyorsunuz. Bu göz boyamak, halkı kandırmaktır.”
Muğla’nın Milas ilçesinde zeytin ağaçlarının kesilmesine ilişkin tartışmalar büyürken, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici iddialar ortaya koydu. Mete, CHP Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey’in kamuoyuna sunduğu belgelerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, 29 Aralık 2025 tarihli vekâletnamenin arazi üzerindeki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını söyledi.
“Bu bir satış değil, geniş yetkili bir vekâletname”
Kadem Mete, tartışmaların merkezindeki belgenin “satış” belgesi olmadığını, üç sayfadan oluşan ve imar–inşaat işlemleri dahil çok geniş yetkiler içeren bir vekâletname olduğunu ifade etti. Mete, söz konusu vekâletnamenin arazinin kullanımını devretmekten ziyade, taşınmaz üzerinde cins değişikliği, imar ve inşaat süreçlerini yürütme yetkisi verdiğini vurguladı.
“Zeytin mevzuatı bilinerek hareket edildi”
Milas ve çevresinde zeytinlik alanlara ilişkin mevzuatın çok net olduğunu belirten Mete, tapuda “zeytinlik” vasfıyla tescilli alanlarda yalnızca zeytincilik faaliyetinin yapılabildiğini; ancak vasfı ‘tarla’ olan alanlarda, zeytinler tapuda tescilli değilse, imar veya cins değişikliği öncesi ağaçların kaldırılmasının fiilen mümkün hale geldiğini anlattı. Mete’ye göre, tartışmalı arazide izlenen yol da tam olarak buydu.
“Vekâlet damada verildi”
Kadem Mete, 29 Aralık 2025 tarihli vekâletnamenin Ahmet Kılbey tarafından damadı Cenk Soydan’a verildiğini belirtti. Mete, Cenk Soydan’ın Milas Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü olduğunu hatırlatarak, “İlçe başkanı olarak doğrudan dikkat çekmemek için bu işlemler damat üzerinden yürütülmüştür” iddiasında bulundu.
“15 gün sonra kesim yapıldı”
Açıklamaya göre, vekâletnamenin verilmesinden yaklaşık 15 gün sonra, arazide zeytin ağaçlarının kesimine başlandı. Mete, kesimin yalnızca ağaçlarla sınırlı kalmadığını, iş makineleriyle köklerin de söküldüğünü ifade etti. Bu sırada bir vatandaşın fotoğraf ve video kaydı aldığı, ardından Milas Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’ne ihbarda bulunulduğu belirtildi.
“Drone görüntülerinde 27 ağaç”
Mete, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nün drone ile yaptığı tespitlerde 27 zeytin ağacının kesildiğinin belirlendiğini söyledi. Bazı açıklamalarda dile getirilen “iki yaşlı ağaç kesildi, budama yapıldı” iddiasını reddeden Mete, “Hiç kimse ekskavatörle yapılan budamayı görmemiştir” ifadelerini kullandı.
“Vekâlet sorumluluğu ortadan kaldırmaz”
AK Parti Milletvekili, hukuki sorumluluğun vekâletle ortadan kaldırılamayacağını vurgulayarak, “Arazi kimin mülkiyetindeyse, yapılan işlemlerin nihai sorumluluğu da ondadır. Kesim nedeniyle uygulanacak cezayı arazi sahibi mi, yoksa vekâlet verilen kişi mi ödeyecek, bunu da kamuoyu görecektir” dedi.
“Söylem–eylem çelişkisi”
Kadem Mete, Akbelen üzerinden yürütülen çevre söylemleriyle Milas’taki bu olay arasında ciddi bir çelişki olduğunu savundu. “Kendi arazisinde 27 zeytin ağacı kesilirken, kamuoyuna çevrecilik dersi verilmesi samimi değildir” diyen Mete, konuyu TBMM gündemine taşımaya devam edeceğini ifade etti.
“Belgeler ve görüntüler ortada”
Mete, açıklamasını “Bu bir iddia değil, belge ve görüntülerle ortadadır” sözleriyle tamamladı. Tartışmaların, ilgili kurumların raporları ve hukuki süreçlerle netlik kazanacağını belirten Mete, kamuoyunun resmî tutanaklar ve görüntüler üzerinden değerlendirme yapması gerektiğini dile getirdi.





