BOYD- Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Sabahattin Duman
Son birkaç gündür Bodrum turizmiyle ilgili yapılan açıklamaları takip ediyorum.
Sokakta birbirini görünce “Abi, nasılsın?” “Sağ ol kardeşim” diye sarılan dostlar, iş klavyeye ve mikrofona gelince bir anda ayrı dünyaları oynuyor.
Bir açıklama yapılıyor… Ardından bir cevap geliyor… Sonra konuya başka biri giriyor… Ardından bir başkası…
Derken konu, çözüm üretmekten çıkıp “Ben daha haklıyım”, “Ben daha çok biliyorum”, “Benim sesim daha gür” yarışına dönüşüyor.
Üstelik sadece iki kişi arasında da değil. Konuyla doğrudan ilgisi olsun olmasın, herkes tartışmanın bir yerinden dahil oluyor.
Bir bakıyorsunuz;
“Ben çok zarar görüyorum…”
Bir başkası;
“Senin söylediklerinin kaynağı yok.”
Diğeri;
“Yapay zekâya sorsaydın, oradan da öğrenirdin.”
Bunlar, Bodrum turizmine katkı sağlayacak tartışmalar değil.
Şunu da unutmamak gerekir…
Bu tartışmanın içinde söz alan herkesin mutlaka iyi niyetli bir amacı vardır.
Kimisi, sektörün yaşadığı sıkıntılara dikkat çekip kamu otoritesini harekete geçirmek istiyor.
Kimisi ise bu açıklamaların bankaları, tedarikçileri, yatırımcıları, acenteleri ve tatil planı yapan misafirleri olumsuz etkileyebileceğini düşünüyor.
Yani aslında herkes Bodrum için konuşuyor…
Ama farklı pencerelerden bakıyor.
İşte tam da bu nedenle sesimizi yükseltmek yerine birbirimizi anlamaya çalışmalıyız.
Bazen diyorum ki; bırakın Bodrum’u bu kadar hırsla sevmeyin… Çünkü bir yeri aşırı sahiplenme hırsı, zamanla koruma arzusunu aşar; kendi haklılığını kabul ettirme savaşına dönüşür. Ve bu savaşta en büyük zararı yine o çok sevdiğimizi söylediğimiz Bodrum görür.Bugün yaşananların biraz da böyle olduğunu düşünüyorum.
Elbette sektörün sorunları var.
Konuşacağız…
Eleştireceğiz…
Farklı görüşler ortaya koyacağız…
Ama bunu birbirimizi hedef alarak değil, ortak aklı büyüterek yapmalıyız.
Turizm güven üzerine kuruludur.
Bizi sadece biz dinlemiyoruz. Misafirlerimiz, iş ortaklarımız, acentelerimiz, yatırımcılarımız ve Bodrum’u tercih etmeyi düşünen binlerce insan da bu tartışmaları izliyor.
Kimsenin düşüncesini söylemesine itirazım yok.
Tam tersine… Farklı görüşler sektörü geliştirir.
Ancak üslubumuz, birbirimize yaklaşımımız ve kullandığımız dil de en az söylediklerimiz kadar önemlidir.
BOYD Yönetimi olarak biz, sezonun en yoğun döneminde polemiklerin değil, işimizin başında olmayı tercih ediyoruz.
Çünkü otelcilik ve yöneticilik; sadece konuşmayı değil, gerektiğinde sükûneti de bilmeyi gerektirir.
Gelin…
Biraz sakin olalım.
Birbirimizi dinleyelim.
Haklı çıkmaya değil, çözüm üretmeye odaklanalım.
Çünkü Bodrum’un bugün ihtiyacı daha yüksek sesler değil; daha fazla sağduyu, daha fazla birliktelik ve daha fazla ortak akıldır.
Unutmayalım…
Hepimiz gideriz…
Görevler değişir…
Unvanlar değişir…
Ama Bodrum kalır.
Bizim sorumluluğumuz da geride daha sorunsuz güzel bir Bodrum bırakmaktır.



