Muğla’da 2026-2027 Adli Yılı, Menteşe Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törenle başladı.
Muğla’da 2026-2027 Adli Yılı’nın başlaması dolayısıyla Menteşe Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenlendi. Muğla Barosu ve Muğla Adliyesi tarafından hazırlanan çelenklerin Atatürk Anıtı’na sunulmasıyla başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
Törene Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü, Muğla Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Şenol Kartal, Muğla Barosu Başkanı Levent Akgün ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın yanı sıra hâkimler, cumhuriyet savcıları, avukatlar ve adliye çalışanları katıldı.
Akgün’den savunma vurgusu
Programda konuşan Muğla Barosu Başkanı Levent Akgün, yeni adli yılın başlangıcında Atatürk başta olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri ve adalet, hukuk ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren yargı mensuplarını andı.
Geçtiğimiz adli yıl içerisinde hayatını kaybeden ve hukuk ile savunma mesleğine ömrünü adamış hukukçuları da rahmetle anan Akgün, onların bıraktığı adalet meşalesinin Muğla Barosu ve avukatlar tarafından taşınmaya devam edeceğini söyledi.
Yeni adli yıla umut ve meslek heyecanıyla girmek istediklerini belirten Akgün, önceki yıl dile getirilen taleplerin önemli bölümünün karşılanmadığını savundu. Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde savunmanın güçlendirilmesine yönelik verilen sözlerin de henüz yerine getirilmediğini ifade eden Akgün, avukatların yükünün geçen bir yıllık süreçte daha da arttığını dile getirdi.
“Avukata sıkılan kurşun, hak arama özgürlüğüne sıkılmaktadır”
Avukatların görevlerini yerine getirirken çeşitli alanlarda şiddete maruz kaldığını belirten Akgün, duruşma salonlarından adliye koridorlarına, hukuk bürolarından haciz mahallerine kadar avukatların hedef alınabildiğine dikkat çekti.
Avukata yönelik şiddetin yalnızca meslek mensuplarını değil, doğrudan hak arama özgürlüğünü ve adalet mekanizmasını etkilediğini söyleyen Akgün, bu konuda caydırıcı ve somut yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Akgün ayrıca avukatların ağır KDV ve gelir vergisi yükü altında bulunduğunu, bunun meslektaşların ekonomik güvencesini zayıflattığını belirtti. Kamu kurumlarından bilgi ve belge temininde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun gerekçe gösterilerek engeller çıkarıldığını savunan Akgün, bu uygulamaların savunmanın hareket alanını daralttığını ifade etti.
Kamu ve genç avukatların sorunlarına dikkat çekti
Kamu avukatlarının uzun süredir beklediği makam tazminatı ve özlük hakkı düzenlemelerinin hayata geçirilmediğini söyleyen Akgün, kamu avukatlarının idari bürokrasi içerisinde yalnız bırakıldığını ileri sürdü.
Genç avukatlar, stajyer avukatlar ve bağlı çalışan meslektaşların güvencesiz çalışma koşullarına da değinen Akgün, Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamındaki ücret tarifelerinin mesleğin onuruna uygun seviyeye çıkarılması gerektiğini belirtti.
Emekli avukatların aldığı aylıkların da ciddi bir sorun olduğunu ifade eden Akgün, mesleki faaliyetleri, üstlendikleri vekâlet görevleri veya savunma hakkını kullanmaları nedeniyle soruşturma, gözaltı ya da tutuklamayla karşı karşıya kalan avukatların durumundan endişe duyduklarını söyledi.
“Avukatın özgür olmadığı, mesleki faaliyetinden ötürü tutuklanma tehdidi altında kaldığı bir düzende yurttaşın hak arama hürriyetinden bahsedebilmek mümkün değildir” diyen Akgün, savunmanın baskı altına alınmasının adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirtti.
“Mücadelemiz her yurttaşın mücadelesidir”
Avukatların mücadelesinin yalnızca mesleki haklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Akgün, adalete ulaşamayan, hakkı gasp edilen ve sesi kısılmak istenen herkesin mücadelesini savunduklarını söyledi.
Yargı bağımsızlığının zedelendiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını savunan Akgün, anayasal güvence altındaki hak ve özgürlüklerin fiilen engellendiği bir süreç yaşandığını ifade etti.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının idari kararlarla sınırlandırılmasının, düşünce ve ifade özgürlüğünün cezalandırma tehdidiyle baskı altına alınmasının anayasal düzeni ve toplumun adalet duygusunu olumsuz etkilediğini belirten Akgün, özgür ve güçlü savunmanın bağımsız yargı ile temel hakların en önemli güvencesi olduğunu söyledi.
Akgün, Muğla Barosu olarak hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarını savunmayı sürdüreceklerini; kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığının korunması için mücadele edeceklerini kaydetti.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, basın özgürlüğü ve ifade hürriyetini korumaya devam edeceklerini belirten Akgün, mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan tutuklu meslektaşlarının haklarını ve savunmanın dokunulmazlığını savunacaklarını ifade etti.
Akgün, yeni adli yılın savunma hakkına, avukatlık mesleğine ve adaletin tecellisine hak ettiği değerin verildiği bir yıl olması temennisinde bulundu.
Kartal: “Adaletin zamanında tecellisi temel hedefimiz”
Muğla Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Şenol Kartal ise adli yıl açılış programına katılanlara teşekkür ederek yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yargı görevine acil işler dışında ara verilen dönemin sona ermesiyle yeni adli yılın başladığını belirten Kartal, adaletin yalnızca devletin temel unsurlarından biri olmadığını, aynı zamanda toplumsal huzur, barış ve vicdan açısından da büyük önem taşıdığını söyledi.
Kartal, yeni adli yıldaki temel amaçlarının hukukun üstünlüğü ve tarafsızlık ilkelerinden taviz vermeden adaletin gecikmeden ve zamanında tecelli etmesini sağlamak olduğunu ifade etti.
Muğla Adliyesi’nde yargı süreçlerinin daha etkin yürütülmesi amacıyla tüm personelle uyum içerisinde çalışacaklarını belirten Kartal, yargı mensupları ve adliye çalışanlarının hukuka bağlılığı ile fedakârlığının en büyük güçleri olduğunu söyledi.
Kartal, görevleri başında hayatını kaybeden yargı mensuplarını rahmet ve minnetle anarken, yargı teşkilatına sağlanan destekler nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e teşekkür etti.
Kayaközü: “Adaletin gerçek gücü toplumda oluşturduğu güven”
Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Necati Kayaközü de törende yaptığı konuşmada yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının yalnızca yargı mensupları açısından değil, adalet arayan tüm vatandaşlar bakımından güvence olduğunu söyledi.
Adaletin vatandaşta oluşturduğu güvenin yalnızca mahkeme kararlarıyla ölçülemeyeceğini belirten Kayaközü, adliyelerde vatandaşlara gösterilen tutumun, işlemlerin özenli ve hızlı yürütülmesinin ve kararların anlaşılır olmasının da adalet duygusunun oluşmasında önemli olduğunu ifade etti.
Hâkimler, cumhuriyet savcıları, avukatlar, adliye personeli, kolluk görevlileri ve bilirkişilerin adalet mekanizmasının ortak sorumluluğunu taşıdığını vurgulayan Kayaközü, adaletin yalnızca suçluların cezalandırılması anlamına gelmediğini söyledi.
Masumların korunması ve mağdurların haklarının gözetilmesinin de adaletin temel unsurlarından olduğunu belirten Kayaközü, yargı açısından asıl başarının yalnızca dosyaların sonuçlandırılması değil, vatandaşın adliyeden hakkının gözetildiği duygusuyla ayrılması olduğunu dile getirdi.
Muğla’nın artan nüfusuna dikkat çekti
Muğla’nın geniş coğrafyası ve ilçeleriyle kendine özgü bir çalışma ortamına sahip olduğunu belirten Kayaközü, özellikle belirli dönemlerde kent nüfusunun arttığına dikkat çekti.
Kayaközü, Muğla’nın hangi ilçesinde yaşarsa yaşasın her vatandaşın adalet hizmetlerine güven içerisinde ulaşmasının temel görevlerinden biri olduğunu söyledi.
Adalet hizmetlerinin yürütülmesine katkı sunan hâkim, cumhuriyet savcısı, avukat, adliye personeli ve kolluk görevlilerine teşekkür eden Kayaközü, görevleri başında hayatını kaybeden yargı mensuplarını da rahmet ve minnetle andı.
Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda cumhuriyete, anayasaya ve hukukun üstünlüğüne bağlı şekilde görev yapmaya devam edeceklerini belirten Kayaközü, 2026-2027 Adli Yılı’nın Türkiye’ye, millete ve Muğla’ya adalet, huzur ve güven getirmesini diledi.


